GARİBİM 20.3.1991
İstemez miyim, sahip olsaydım,
Sadık bir eşe,
Bende bu buruk acı,
Sizde böyle pür neşe.
*
Sanmayın öyle tamakar duygulara sahibim,
Bir katre zaman içinde bile garibim.
Benim derdimin çaresi yok mudur ki,
Öz yurdumda garibim.
*
Unutuldum bir kenara,
Devri bitmiş silah gibi,
Şimdi, Ay-yıldızlı bayrağın altında yaşamanın
Zevkinden başka bir şey
Beni bu vatana bağlamıyor artık.
Bekaraydın
İTİRAFLAR
Hak nasıp ederse,
Üç gün sonra oruçluyum.
Az çok biraz şairliğim varsa,
Onuda duygularıma borçluyum.
A
Bir bardak çay, bir parça kuru ekmek yerken,
Onu düşündüm.
İtiraf ediyorum:
Seveni değilde sevmeyeni sevdim.
A
Nereye dertli
Bu dertli başı,
Hasretinden ağlamak,
Belkide göl olurdu, gözümün yaşı.
A
Yumruklarımı sıkıp
Masalara vurduğumu o bilir mi?
Bir kaşık çorbam bile yokken onu düşündüm,
Ne gülünç şey değil mi?
A
Hayat sanki bir timsah,
İmdaat!.. bağıramadan yutuldum,
Ettiklerimi çekiyorum,
Hep terkeden olurdum,
Şimdi de terkedilen ben oldum.
---------------------------------------------
Hepbekaraydın/14.03.1991
MEZAR TAŞINA
Hep boş yaşamış, yaşlanmışım,
Kimse bakmamış gözlerimin yaşına,
Gülmemiş, hep saçımı yolmuşum,
Dertli yazın mezarımın yaşına.
**
Kime dost dedimse bir başka gün vuruldum,
Hep vefasıza rastladım, sevdim yoruldum,
Derdime ortak buldum derken, tek başıma kaldım,
Yalnız yazın mezarımın taşına.
**
Bir kaç eski pantolon, düğmesiz gömlek,
Bir kaçı hibe yediye yelek
Fena yakalamış beni felek,
Sefil yazın mezarımın taşına.
**
Bana, allı pullu kefen değil,
Sade örülmüş ak bir çadır yeterli,
Doğum tarihi 1 Şubat 1963,
Ölümü 1Mart 1963 yazın.
**
Olur ya bulamazsınız belki bir karış mermer,
Seslensin başımda Hasan ve Ömer,
Garibi fakirler gömer,
Derin kuyuya zayıf bir ceset iner.
Hepbekar/11.03.1991
KASİDE
Ne yazık ki, bu köyde menfaatten başka bir şey doğmamış,
Nasıl olacak, bu köy ki, insanlıktan nasibini almamış.
**
Bir sürü minnet karşısında bir parça ekmek,
Ne yazık değil mi bizi, kumar masasında değerlendirmek.
**
Her gün başka bir giybet bekler bizi, güneş doğarken,
Neler düşünüyorlar kim bilir, bir bardak çay ısmarlarken.
**
Hep böylemidir bilmem ki, insanların yapısı,
Ne gelen var ne giden, sanki mayın döşenmiştir okulun kapısı.
**
Dürüst çalışanın burada peşine düşülür,
Hayret, köyün meseleleri kahvede konuşulur.
**
Hep arkandan konuşulur, zannetme seninle,
Sana söz hakkı vermez,o konuşur sen dinle.
**
Bu sözler ders olsun, ummayasın medet,
Sakin bekleme ondan evine davet.
**
Anlayış bekleme, duygunla kaybolursun,
İnsanlık hiç bekleme, sen mahvolursun.
**
Dayan bu illete dayan, daha ne kadar dayanırsın,
Hele, namus anlayışları yok mu, mağara insanı sanarsın.
**
Kimi burnunu karıştırır, kimi kaşınır,
Güzellikte aranır burada, her cepte bir ayna tarak taşınır.
**
BEKARAYDIN/09.03.1991/İkizdere
BEKARA SESLENİYORUM
Zamlar hayatımızı
Kemirip duruyor,
“Başlık parası” kalkmış,
Yerine, “Süt hakkı “almış başını gidiyor.
**********
Evli olana hapis,
Yarı açık ceza evi gibi,
Bekar için her yer mekan,
Nerde sabah orda akşam.
***
Bir düğün yapayım dersen,
Milyarlar cepte olmalı.
Verip o parayı bir fakir bir kimseye,
Yemeğini pişirtip, çamaşırını yıkatmalı.
***
Sofraya bir boğaz daha eklenince,
Poşet çantalarla, taşı babam taşı,
Bir yanda kadın zırıltısı,
Öte yanda bebek viyaklaması.
***
Bu koşullar altında,
Az maaşla ev bakmak,
Söyle, insan güler mi?
Nesil çoğaltmak için evlenip te,
Bu sıkıntıları çekmeye değer mi?
***
Sevda çekmek ölüm, evlenmek zülüm,
“Bekarlık sultanlıktır”
İyi düşün, kararını ver,
Beni örnek al,
Huzur içinde yaşa!..
EZELDEN BEKAR/İKİZDERE/3Mart 1991
BEBEK
Onlarda istemedi,bu dünyaya gelirken,
Ortama baktılar önce severken,
Edep ve hayaya paydos der,
Gerçeklere sırt çevirip gülerken.
******
Ana babaya karşı gelirken,
O ilerici,diğerine gerici derken,
Ana, mutlu bir yuva ister,
Onlar, önüne geleni severken.
***
Her insan bir değil ki,
Her yerde bulunur huylusu, huysuzu,
Kıravatına, satına, sakalına bakar,
Gider bulur bir çapulsuzu.
***
Hayal eder, umut eder,
Bel bağlar bu sevdaya,
Pazarlık eder anayla,
Kaldı mı bu kızda haya?
***
Artık kaçıyor ana babadan,
Konuşamıyor artık doya doya,
Kar değil ki mübarek cemre düşünce erisin,
Dokuz ay içinde bebek geldi dünyaya.
***
Anan, yamalı bir hırka giymiş,
Seni giydirmiş ipekten mini etek,
Ne olacak şimdi çağdaş kızın,
Cami avlusunda bıraktığı yetim bebek?
ASINKET/08.09.2007
SON SON SATIRLAR
Aklanmış saçımı görmek için,
Çökmüş avurtlarımı görmek için,
Aşktan arta kalan simam için,
Aynaya bakmayacağım.
**
Hep, uzak durmaya çalışacağım,
Varsın ilham gelsin,
İsterse ondan davet gelsin,
Artık, sevda için şiir yazmayacağım.
**
Sevdiğim bir yemek için,
Yanımda onu düşünürdüm,
Şimdi ise, nefret ettiklerim için,
Yanımda onu düşüneceğim.
**
Güzel bir göz görsem,
Seni hatırlar, sıcak sıcak bakardım.
Şimdi, körü görünce seni anacağım,
Ve beni görmeyen göze bakmayacağım.
**
Uykumun yerini alamazsın sen,
Kalbimdeki boşluğu dolduramazsın sen,
Günahlarımı bile istersen vermem sana,
Sade sen değil, vefasızlardan uzağım artık ben,
**
Eski yazdıklarımı ne yapsam acaba,
Atsam mı, yaksam mı?
Hayır, yakmayacağım!...
İbret olsun, ders olsun,
Sevda şiiri yazarsam eğer,
O şiiri yazan elim kurusun.
HEPBEKAR/21.02.1991
SEVDA YARASI
Ben bir fakir evde doğdum,
Soyumda da zengin yoktu.
Fakat can-ciğer severdik birbirimizi,
Yoktu, olmadı aramızda kan davası.
Çok para gelip geçti elimden, ama
Gelmedi bir araya bu garibin iki yakası.
İnsanlarla sohbet ettim, tartıştım,
Değmedi birbirimize kurşun yarası.
Sanki hayatın kanunudur bu,
Herkesin bulunur bir, iki sevdası.
Aşk için kimseye kırgın değilim,
Değmedi kimseye bıçak yarası.
Bayram olur, seyran olur,
Toplanır sohbet ederdik.
Meşhurdur yöremizin şakası,
Kem söz yoktur aramızda,
Yoktur içimizde “dil yarası.”
Bir hiç uğruna küsmedim, bugüne kadar.
Kandıramadı beni dünyanın parası, pulu, eşyası,
Kor oldu gönlüme onulmaz yara:
Annenim gelininin, bende bıraktığı
Sevda yarası.
BEKARAYDIN/19.02.1991
ATIRLAR
Aklanmış saçımı görmek için,
Çökmüş avurtlarımı görmek için,
Aşktan arta kalan simam için,
Aynaya bakmayacağım.
**
Hep, uzak durmaya çalışacağım,
Varsın ilham gelsin,
İsterse ondan davet gelsin,
Artık, sevda için şiir yazmayacağım.
**
Sevdiğim bir yemek için,
Yanımda onu düşünürdüm,
Şimdi ise, nefret ettiklerim için,
Yanımda onu düşüneceğim.
**
Güzel bir göz görsem,
Seni hatırlar, sıcak sıcak bakardım.
Şimdi, körü görünce seni anacağım,
Ve beni görmeyen göze bakmayacağım.
**
Uykumun yerini alamazsın sen,
Kalbimdeki boşluğu dolduramazsın sen,
Günahlarımı bile istersen vermem sana,
Sade sen değil, vefasızlardan uzağım artık ben,
**
Eski yazdıklarımı ne yapsam acaba,
Atsam mı, yaksam mı?
Hayır, yakmayacağım!...
İbret olsun, ders olsun,
Sevda şiiri yazarsam eğer,
O şiiri yazan elim kurusun.
HEPBEKAR/21.02.1991
SEVDA YARASI
Ben bir fakir evde doğdum,
Soyumda da zengin yoktu.
Fakat can-ciğer severdik birbirimizi,
Yoktu, olmadı aramızda kan davası.
Çok para gelip geçti elimden, ama
Gelmedi bir araya bu garibin iki yakası.
İnsanlarla sohbet ettim, tartıştım,
Değmedi birbirimize kurşun yarası.
Sanki hayatın kanunudur bu,
Herkesin bulunur bir, iki sevdası.
Aşk için kimseye kırgın değilim,
Değmedi kimseye bıçak yarası.
Bayram olur, seyran olur,
Toplanır sohbet ederdik.
Meşhurdur yöremizin şakası,
Kem söz yoktur aramızda,
Yoktur içimizde “dil yarası.”
Bir hiç uğruna küsmedim, bugüne kadar.
Kandıramadı beni dünyanın parası, pulu, eşyası,
Kor oldu gönlüme onulmaz yara:
Annenim gelininin, bende bıraktığı
Sevda yarası.
BEKARAYDIN/19.02.1991
descargar youtube downloader
descargar youtube downloader
descargar youtube downloader
descargar youtube downloader
descargar youtube downloader
descargar youtube downloader
Copyright © İKİZDERE'NİN EDEBİYAT PORTALI Tüm hakları saklıdır.